Friday, September 18, 2026

Düşündüklerin…Hissettiklerin Karşına Çıkarsa

Semt meclisleri, halk meclisleri konularını amatörce incelerken, Burhaniye, Ören’deki Adramytteion Antik kenti ile karşı karşıya geldim. Kentin MÖ 4. yüzyıldan itibaren kendi adına sikke darp etmeye başlamış ve bu durum onun bağımsız bir idari yapıya, dolayısıyla bir kent meclisine sahip olduğunun en net kanıtı olarak kayıtlara geçmiştir. Halk meclisleri genel kararların alındığı, kentin idari, ticari-hukuki işleyişinin tartışıldığı merkezlerdi. Roma döneminde ise bölgenin idari ve hukuki yargı merkezi (conventus) haline gelmiştir. Bu süreçte meclislerin yetki ve işlevleri Roma idari sistemine göre şekillenmiştir Burhaniye’deki İstanbul Kitabevi’nde Dostluk Siyasal Bir İnceleme kitabı ile karşılaşınca, antik dünyadan günümüze kadar olanları keşfetmenin hafifliği muhteşem bir duygu. Kitabı notlar alarak, cümlelerin altını çizerek okumak çok iyi geldi. Ören’de antik kentin tam yanı başında bir kitabevinde karşıma çıkan ve beni çok şaşırtan diğer kitap da yazar Nur Nacar-Logie’nin Dil, Niyet ve Aidiyet. “Her şey konuşur; Dil içinde Diller”

Abhazya’dan Ankara‘ya

Abhazyalı Sanatçı Batal Capua’nın sanat anlayışını, eserlerini ve kültürel hafızaya ilişkin yaşanmışlıklarını dinlemek ve dinlerken de Abhazya’nın coğrafyası ve toplumsal hafızasının nasıl zamanla değişime uğradığını farkettik. Batal Capua ile ilgili okumalar yaparken karşıma çıkan linkte “Sanatın, Hafızanın ve Bilgeliğin İzinde: Batal Capua ile Söyleşi” https://altinpost.org/sanatin-hafizanin-ve-bilgeligin-izinde-batal-capua-ile-soylesi/ Batal Capua der ki “….İçselleştirmediğiniz hiçbir fikri tuvale aktaramazsınız” Yaşadığımız anları içselleştirdiğimiz sürece var olabiliyoruz. Bulunduğun anı hissetmek ve hissettiğini istediğin kurguda yer yüzüne sunmak. Nasıl olsa yeryüzü bizim evimiz. Her açıdan eşsiz bir gündü. Nefes almak sanırım böyle bir şey.