Bu sabah 2 sergi dolaştım. İkisi de birbirinden tamamen farklı... Zamanınız olursa, kaçırmayın derim...
“HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ HEYKEL BÖLÜMÜ”
‘PATİKALAR’ HEYKEL SERGİSİ D-E GALERİ
Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü Lisans Öğrencileri ve öğretim elemanlarının son dönem çalışmalarından oluşan “Patikalar” adlı Heykel sergisi, Çağdaş Sanatlar
Merkezi’nde 10 Haziran 2011 tarihine kadar gezilebilir.
“ANKARA FOTOĞRAF SANATÇILAR DERNEĞİ” ‘TUĞRUL ÇAKAR ATÖLYESİ’FOTOĞRAF
SERGİSİ B GALERİ'de 9 Haziran 2011 tarihine kadar gezilebilir. Portre çalışmalarını görünce, bir kez daha tekrarlamak istedim; Her insanın hikayesi az-çok yüzüne, bedenine bir şekilde yansıyor. Bedenimiz ruh hallerimizi öyle iyi bir şekilde taşıyor ki...
Notes of books read, exhibitions, forums, congress, films, concerts seen, music heard – anything that inspires. "Words fly away; written letters remain."
Sunday, June 5, 2011
Saturday, May 21, 2011
Kostas Vergas'ın "Yunanistan'dan Esintiler" Fotoğraf Sergisi
SIFNOS-AEGAEAN
Bugün, Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde ,Yunanlı fotoğraf sanatçısı Kostas Vergas'ın
"Yunanistan'dan Esintiler" fotoğraf sergisini ziyaret ettim.
Aykut Fırat (Fıratcolor) küratörlüğünde hazırlanan sergi,
10 adet 53x138 Panoramik, 41 adet 60x80 fotoğraftan oluşmaktadır.
10 adet 53x138 Panoramik, 41 adet 60x80 fotoğraftan oluşmaktadır.
Yunanistan ve adalarından muhteşem görüntüler içeriyor.
Yukardaki fotoğrafı görünce bir an orda olmak istedim.
Sergi 23 Mayıs 2011 tarihine kadar ziyaret edilebilir.
Wednesday, May 18, 2011
II. BİLGİ TEKNOLOJİLERİ YÖNETİŞİM VE DENETİM KONFERANSI 2011
II. BİLGİ TEKNOLOJİLERİ YÖNETİŞİM VE DENETİM KONFERANSI 2011
Ankara'da 9-10 Haziran 2011'de düzenlenecektir.
Ayrıntılı bilgi için:
http://www.btyd.org/
Ankara'da 9-10 Haziran 2011'de düzenlenecektir.
Ayrıntılı bilgi için:
http://www.btyd.org/
Svetlana Kurudimova Durukan Resim Sergisi Krişna Sanat Merkezi'nde!
21 Mayıs Cumartesi, Svetlana Kurudimova Durukan'ın resim sergisini ziyaret ettim ve bir kez daha anladım ve hissettim. Gerçekten hissettiğimiz anları kendi tarzımızla yorumlayabilirsek, görebilirsek, hissedebilirsek, yaşam çok daha yaşanabilir oluyor.
KRİŞNA SANAT MERKEZİ
Kennedy Cad. No:29/3 Kavaklıdere/Ankara
Tel: 0312 418 02 53
Fax: 0312 419 48 00
Uzun zaman sonra, Richard Stallman Ankara'daydı...
27 Şubat Pazar günü, arkadaşımla, 1983'te özgür yazılım hareketini başlatan ve o zamandan beri hareketin önderliğini yapan Richard Stallman'ın seminerini dinlemeye gittik.
Richard Stallman, özgür yazılımın tanımı, kendi kısa özgeçmişi, özgür yazılım hareketinin geçmişi ile bilgiler verdi. Esprili ve örneklendirmelere dayalı sunumu eşliğinde, katılımcılarla interaktif iletişim sağladı. Salonda Richard Stallman'ı dinleyen bizler, sürekli düşünmeyi teşvik edici metaforlarla bütünleştik.
Richard Stallman, özgür yazılımın tanımı, kendi kısa özgeçmişi, özgür yazılım hareketinin geçmişi ile bilgiler verdi. Esprili ve örneklendirmelere dayalı sunumu eşliğinde, katılımcılarla interaktif iletişim sağladı. Salonda Richard Stallman'ı dinleyen bizler, sürekli düşünmeyi teşvik edici metaforlarla bütünleştik.
Monday, February 14, 2011
'Tarihten Günümüze Türk Aşk Şiirleri'
Bugün, Oyuncu Yıldız Kenter ve Prof. Dr. Talat Halman, 'Tarihten Günümüze Türk Aşk Şiirleri' dinletisine gittim. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Farabi Salonundaki sunum, 'Türk'ün Aşkı' temasıyla gerçekleşti. Bu anlamlı etkinliğe, hem organizasyonel hem de içerik olarak baktığımda; Organizasyon genel olarak başarılıydı; Ses düzeni, ışıklandırma, genel sunum akışı ve paralelinde ilerleyen müzik ve görsel sunum ahenkliydi. Ayrıca, etkinliğin merkezi bir yerde organize edilmiş olması da, katılımının yüksek olmasını sağladı. Çeşitli etkinliklerde, geniş izleyici kitlesine ev sahipliği yapan, Farabi Salonu'nun, bütün koltukları doluydu, hatta ayakta izleyenler bile oldu. Sadece, bu değerli sunum, keşke iş saatleri dışında da yapılabilseydi. O zaman belki, çalışanlar da, iş çıkışı, etkinliğe katılma şansı olurdu. Etkinlik organizasyonları ile yakından ilgilendiğim için hemen gözlemlerimi yazmak istedim.
Bu değerli etkinlik organizasyonuyla ilgili ilk izlenimlerimi paylaştıktan sonra zekice kurgulanmış bir sunumun içerik, plan akışına bir göz atalım;
"Devlet Sanatçısı Yıldız Kenter ve Prof. Talat Sait Halman’dan Şiirlerle, Resimlerle, Şarkılarla Türk’ün Aşkı Altıncı yüzyıldan günümüze, romantik, mistik, lirik ve satirik aşk şiirleri Orta Asya, Eski Anadolu Uygarlıkları (Sümerceden tarihin en eski aşk şiiri / değişik dönemlerde sevgi kültürü), Mevlana, Yunus Emre, Dede Korkut, Divan Şairleri (Fuzuli, Nedim, Şeyh Galib, Muhibbi-Kanuni Sultan Süleyman, Leyla Hanım, Enderunlu Fazıl), Halk şairleri (Karacaoğlan, Garip Hasan), türküler, Yahya Kemal, Nazım Hikmet, Ahmet Haşim, Orhan Veli Kanık, Cemal Süreyya, Oktay Rıfat, Melih Cevdet Anday, Cahit Külebi, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Behçet Necatigil, İlhan Berk, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Attilla İlhan, Gülten Akın ve başkaları.. Programda Tijen Ergönen ve saz arkadaşları Yunus’tan “Aşkın Aldı Benden Beni”, Fuzuli’den “Aşık Oldur Kim Kılar Canın Feda Cananına”, Nef-i’den “Esti Nesim-i Nevbahar”, Nedim’den “Erdi Bahar”, “Üsküdar’a Gider İken”, Karacaoğlan’dan “Elif”, “Tin Tin Tini Mini Hanım” adlı şarkı ve türkülerle programa katıldı."
Keşke benzer sunumlar daha çok gerçekleşse ve bizler daha çok farkına varsak....
Keşke benzer sunumlar daha çok gerçekleşse ve bizler daha çok farkına varsak....
Cogito-Aşk
Bazı dergiler, kitaplar vardır ki, tekrar tekrar okunur. İşte bunlardan bir tanesi, Cogito’nun Aşk özel sayısı. IV Baskı. Sayı 4, Bahar 1995. 49 Yazar, 339 sayfa. Derginin tarihine baktığımda, ne kadar çok zaman geçtiğini tekrar farkettim. Özellikle, Cogito’nun “Aşk” özel sayısını aldım çünkü yazarların bu konuda yaptıkları araştırmaları, gözlemleri, yorumları okumak istedim. Geçmişte, gönüllü olarak bir dergide, haber koordinatörüğü yaptığım için, elimde olmadan derginin içerik yönetimi ve akışını da gözlemleme ihtiyacı hissediyorum; Derginin içeriği ve akışı, sayfa düzeni, görselliği, okuyucuyu yormadan nefes alarak okumasını, düşünmesini sağlıyor.
Bu özel sayıda; Enis Batur, Nermi Uygur, Sevin Okyay, Selim İleri, Yıldırım Türker, M. Mukadder Yakupoğlu, Tomris Uyar, İskender Pala, Kanuni Sultan Süleyman, Stendhal, Paul Eluard, Niklas Luhmann, Ksemendra, Georg Simmel, Kierkegaard, A. Rony, George Sand ve Musset ve daha nice değerli yazarlar, farklı açılardan, farklı disiplinlerle, örneklemelerle aşkı inceliyor. Yazarların tümünü görmek için; http://www.ykykultur.com.tr/dergi/?id=120 ziyaret edebilirsiniz.
Dergiden kısa kısa alıntılar:
Enis Batur’dan "Aşk Üzerine Marazi Bir Deneme Daha"
“Aragon’un ünlü sözü “Mutlu Aşk Yoktur”, bütün ünlü sözlerin yazgısını tekrarlar: Bu düşünce, daha çok yanlış anlaşılmıştır.
Aragon, hiçbir aşkın mutluluk getirmediğini, getiremeyeceğini mi ifade etmeye çalışmıştı? Şairler böyledir, şiirler haydi haydi böyle: Ayrıca bir şey söylemezler: Bu’durlar, bu kadar’dırlar. Onun için de tek bir doğru yorumdan söz etmek boşuna çaba olur; herkesin ufkuna ve derinliğine göre bir yorum, birden fazla yorum olasılığı yaratır bu türden altın sözler.
Aragon’un yaklaşımını, Aşk ve Batı başlıklı bir incelemenin de yazarı olan kültür tarihçisi Rougemont’un kurduğu kilit cümleyle bağlamak istiyorum: “Mutlu Aşk’ın yazılı tarihi yoktur.”
Gerçekten de, Batı uygarlığında, Doğu’da da, mutsuz aşkların tarihinin yazılmış olduğu göze çarpıyor. Leyla ve Mecnun, Kerem ile Aslı, Tahir ve Zühre, Hüsrev ile Şirin, Romeo ve Juliet, Heloise ve Abelardus, Portekizli Rahibe ve sevdiği adam, bütün Tristan ve Isolde versiyonları, Carmen ve Don Jose, sonsuz bir listeye yönelmek güç değil mutsuz çiftler konusunda, işlenen aşkın siyah tablosunu çıkarır karşımıza. Beatrice’nin Dante’sinden “Makber” in şairine, Nerval’ın “Sylvie” sinden Halid Ziya’ya değişmez bu gerçeklik: Klasikler, Romantikler, Simgeciler, Gerçeküstücüler, Modernler, Post-Modernler Aşk’ın çehresini değiştirirler de natura’sına dokunamazlar pek.”
Çağın Aşk’a yüklediği çehre büsbütün değişmiş değil elbette: Aşk onu doğuran nedensiz heyecana (Sartre bile “büyü” saymıştır heyecanı), onu yoğuran tutku gizilgücüne bağlı bir değişmezlik içerir bir yandan. Koşulların, toplumsal bağlamının, ideolojik örgünün değişmesiyle değişmeyen bir mayası olduğu bellidir. “Mutsuz aşkın tarihi” nin yazılmasında kesintiye rastlanmaması bundandır.” (Sayfa 7- 8)
Artun Ünsal’dan “Aşk’a Dair”
“Aşk bence düdüklü şekerdir-şimdilerde pek satılmıyor ya-bulununcaya kadar binbir türlü çaba-üzerinde son kullanım tarihi de yazmaz, şeker yenir ve düdük ötmez olur çünkü şeker düdükten yapılmıştır. Abartıyor muyum yoksa? Sanmam her şey tükenir aşk da. Masallardaki gibi, bir varmış, bir yokmuş, dere tepe gidilesi. Masalla aşk birbirine karışır, bir aşk varmış, bir aşk yokmuş. Aşk da bir yoldur. Ne yazık, yaşam biter, yol bitmez. Aşklar başlar, bir gün biter, ama aşk sürer. Çünkü yaşam aşktır.” (sayfa 24)
İbn Hazm’dan “Aşk’ın Halleri”
Aşk’ın Mahiyeti
“Çok sevgili dostum, aşk göz açtırmayan bir derttir. Bu derdin ilacı acısıyla oranlı olmalıdır. Bu öyle bir hastalıktır ki, hasta zevk alır. Öyle bir acıdır ki, dert sahibi arzu eder. Bu derde uğrarsa artık, iyileşmek istemez. Acı çeken ise, bu acıdan kurtulmayı dilemez. Aşk insana, vaktiyle iğrendiği şeyleri süslü püslü gösterir. Kendisine zor gibi gözüken şeyleri kolay gösterir. Doğuştan olan huyları ve doğal eğilimleri değiştirecek kadar ileri gider” (sayfa 120)
Aşk=f (Karanlık) , Cem Akaş
“Aşk, insanların genel anlamda büyümesini, derinleşmesini sağlıyor, homojen bir duyuşsuzlukla şu uzay-zaman aralığında Can’a varlığını hissettirmiyor: değerli. Gelişen kişilerin karanlıkları da gelişiyor, değişiyor: paylaşılacak, saklanacak yeni şeyler çıkıyor ortaya hep, kişinin karanlığını yok etmesi sanıldığından da zor: İyi bir şey bu her aşk, keşfetme ve öğrenme heyecanını yaşatabildiği ölçüde ve sürece yaşıyor.” (sayfa 70)
Subscribe to:
Posts (Atom)


